Sayfa-150

Aydın’ın hep batıya doğru giderek sonunda yola çıktığı noktaya ulaşmasının sebebi nedir?

Dünyamız bir küre şeklindedir ve bu nedenle hep bir düz çizgide yürürsek başladığımız noktaya ulaşabiliriz. Yuvarlak bir top üzerinde bunu deneyip görebilirsiniz.

Sayfa-152

Dünya’nın şekli ile ilgili geçmişte öne sürülen görüşler nelerdir? Yazınız

Eski insanların dünyanın şekli ile ilgili birçok görüşü vardı. Kimisi dünyanın bir düzlem şeklinde olduğunu söylerdi, kimisi ise bir top şeklinde olduğunu belirtirdi.

Sayfa-153

1.(Y) Dünyanın şekli piramide benzer.
Dünyanın şekli küreye benzer.
2.(D) İnsanlar geçmişte, Dünya’nın şekli ile ilgili farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.
3.(D)Dünyanın şekli küreye benzer.

Dünyanın şekline benzeyen cisimlere çevrenizden örnekler veriniz.

Dünyaya benzeyen şekiller olarak çevremden top ve daire örnek olarak verebilirim.

Sayfa-154

Görsellere bakarak Dünya’nun yapısı ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Dünyamız karalar, denizler ve atmosferden oluşmuştur.

Sayfa-156

Dünya yüzeyinde karalar mı, sular mı daha çok yer kaplar?

Dünyamızın 3/4’ü sularla kaplıdır.

Sayfa-157

kara tabakası
hava tabakası
su tabakası

Sayfa-158

1.Dünyanın gözlemlenebilir tabakaları nelerdir?

Su, hava, ve kara tabakalarıdır.

2. Nevin dünyanın büyük bir bölümünün sular ile kaplı olması nedeniyle mavi rengi daha çok kullandı.

Sayfa-159

1.B
2.C
3.A
4.C

Biz insanlar doğanın soğuk etkisinden korunmak için çeşitli yakıt türlerini yakarak ısı elde ederiz. Evlerimizde, iş yerlerimizde ısınma adına birçok türde yakıt kullanılmaktadır. Genel olarak günümüzde her yerde doğal gaz olmasına rağmen hala kömür, odun, fuel-oil gibi yakıt türleri kullanılmaktadır.

Çeşitli yakıtların kullanılması ile birlikte doğaya salınan gazlarda çeşitlilik gösterir. Yanan bir madde doğaya doğal olarak CO2 (karbondioksit) ve türevlerini bırakmaktadır. Şöyle bir düşünelim;

Petrol içerisinde yer alan birçok kimyasal madde yakıldığında doğaya hangi elementleri bırakıyor. Ya da yakmış olduğumuz kömür yüksek ısı verse bile hava kirliliğine ne kadar etki ediyor?

Tüm bu soruların cevapları ise hava, su ve toprak kirliliği konumuzda yer alıyor. Konumuza dönecek olursak yakıtların kullanılması ile doğaya salınan maddeler insan ve çevre üzerinde doğrudan bir etkiyi beraberinde getiriyor.

Atmosfere karışan gazlar nedeniyle küresel ısınma ve bunun doğal sonuçları ortaya çıkıyor. Aşırı yağışlar veya kuraklık, elde edilen tarım ürünlerindeki kalitesizlik, insanlarda meydana gelen solunum yolu enfeksiyonları gibi birçok sonuç ortaya çıkıyor.

İşte bu nedenle kullandığımız yakıt türlerini doğru seçmeli, doğamızı ve kendimizi korumalıyız. Bugün en çevre dostu yakıt şüphesiz doğal gazdır. Ancak onu da yeterli derecede kullanmalı, küresel ısınmaya engel olmalıyız.

ÇEVREMİZDEKİ VARLIKLARI TANIYALIM

Çevremizi gözlemlediğimizde birçok varlık görürüz. Bunlardan bazıları; beslenir, büyür, solunum yapar ve kendiliğinden hareket edebilir. Bazıları ise bunları yapamaz. Bu özelliklerine göre varlıklar canlı ve cansız olmak üzere ikiye ayrılır.

Kedi, köpek, tavuk, çiçek, ağa., ot, böcek, kuş gibi varlıklar canlı varlıklardandır. Canlılar büyür, beslenir, çoğalır, kendiliğinden hareket eder, solunum ve boşaltım yapar. Bunlar canlılara ait özelliklerdir.

Kitap, defter, kalem, oyuncak, taş, su, hava, sandalye, dolap gibi varlıklar cansız varlıklardandır. Cansız varlıklar, canlılarda bulunan özellikleri taşımaz.

Sayfa 99

Okuduğunuz fıkradan hareketle canlı ve cansız varlıkların özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Düşüncelerinizi aşağıdaki bölüme yazınız.

Cansız varlıklar bir gün hayatlarını kaybederler ancak cansız varlıklar ölmezler. Canlı varlıklar çoğalıp üreyebilir fakat cansız varlıklar için bu mümkün değildir.

Sayfa 100

Değerlendirelim

1.Çevrenizdeki canlı varlıklardan beş tanesini yazınız.

Ağaç, balık, kedi, köpek, insan canlı varlıklardır.

2.Çevrenizdeki cansız varlıklardan beş tanesini yazınız.

Taş, duvar, kuru odun, asfalt, mobilya, yastık cansız varlıktır.

Ben ve Çevrem Etkinliklerine buradan ulaşabilirsiniz.(103-104)

Sayfa 111

A.Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, verilen ifadelerden uygun olanıyla tamamlayınız.

1.Kendiliğinden oluşan, insanlar tarafından yapılmamış olan çevreye doğal çevre denir.
2.Pamukkale Travertenleri doğal çevreye örnek olarak veirlebilir.
3.Hayatı kolaylaştırmak ve güzelleştirmek için yapılan çevreye yapay çevre denir.
4.Keban Barajı yapay çevreye örnektir.
5.Çevreye atılan çöpler kirlilik sebebidir.

Değerlendirelim.

1.Yapay çevre ne demektir?

İnsanların hayatlarını kolaylaştırmak ve güzelleştirmek için yapılan çevreye yapay çevre denir.

2.Doğal çevre ne demektir? nız.

Kendiliğinden oluşan, insanlar tarafından yapılmamış olan çevreye doğal çevre denir.

3.Doğal çevrenin korunması için ne tür tedbirler alınabilir?

Çevre kirliliği ile mücadele hakkında her şey önlem olarak alınabilir.

CANLILAR DÜNYASINA YOLCULUK burada 114-115-116

SAĞLIKLI YAŞAM

120

A.

Süt, peynir, havuç doğaldır diğerleri kola, hamburger, cips yapaydır ve sağlıksızdır.

B.

Merhaba Leyla

Sen ikinci sınıf öğrencisin ve gelişiminin en önemli dönemindesin. Sağlıklı bir büyüme için doğal ve besin değeri yüksek besinler tüketmen gerekiyor. Tabi ki büyümen için beslenmen kadar spor yapmakta önemlidir. Spor ve dengeli beslenme ile gelişimini en iyi şekilde tamamlayabilirsin. Bu önerilerimi dikkate alacağını umuyor gözlerinden öpüyorum.

121

1.Sağlıklı bir yaşam için nelere dikkat etmeliyiz?

Sağlıklı olmak için dengeli beslenmeye, sağlıklı ve besin değeri yüksek besinleri tüketmeye, spor yapmaya dikkat etmeliyz.

2.Sağlıklı bir yaşam için yapılabileceklere günlük hayatınızdan iki örnek belirleyiniz.

Uyku saatlerime dikkat ederim. Bu benim sağlıklı yaşam sürmem için önemlidir.

Sağlıklı ve doğal ürünler yemeyi tercih ederim. Asla kola ve cips yemem.

3.Aşağıdaki alana sağlıklı beslenmeye örnek olacak bir menü hazırlayarak yazınız.

Sabah: Süt, peynir, bal, tereyağ ve salça
Öğle: Salata, makarna ve meyve suyu
Akşam: Çorba, salata, sebze yemeği, balık

122

1.Aşağıdakilerden hangisi canlıların ortak özelliklerinden biri değildir?

C.Yürüme

2.Aşağıdakilerden hangisi çevreyi korumak için yapılması gerekenlerden biridir?

A.Yerlere çöp atmamak

3.Aşağıdakilerden hangisi yapay çevreye örnektir.

Efes Antik kenti

4.Aşağıdakilerden hangisi bilinçli tüketicinin yapması gerekenlerden biridir?

Diş fırçalarken musluğu kapatmak

123

5. Buna göre Selçuk’un tükettiği besinlerden hangileri sağlıklıdır.

B.Ispanak, yoğurt, ekmek

B. Doğru yanlış etkinliği

1.(D) Canlılar büyür, beslenir, çoğalır, kendiliğinden hareket eder, solunum ve boşaltım yapar.
2.(Y) Canlılar, yaşamlarını devam ettirebilmek için gerekli olan ihtiyaçlarını bulundukları çevreden karşılar.
Şehir dışından aldığımız ürünleri tüketebiliriz.
3.(D) Kendiliğinden oluşan, insanlar tarafından yapılmamış olan çevrelere doğal çevre denir.
4.(Y)Elektrik, su ve doğal gaz gibi kaynaklar doğada sınırlı olarak bulunur.
Doğada hazır halde elektrik bulunmaz.
5.(Y)Spor yapmak, sağlıklı bir yaşam için tek başına yeterlidir.
Sağlıklı yaşam için dengeli ve düzenli beslenmek gibi şeylerde gereklidir.

Güneş enerjisi Güneş’ten gelen enerjiyi elektriği dönüştürmede ya da bu enerjiyle binaları ve su borularını ısıtmada kullanılır. Güneşten gelen ıs enerjisiniden, evlerde ve yüzme havuzlarında kullanılan suyu ısıtmak için faydalanılır. Güneş tüpleri adı verilen bu sistemlerin çoğu evlerin çatılarına yerleştirilir ve güneş ısısını toplamak için cam kullanılır. Güneş tüpleri bir evde ihtiyaç duyulan sıcak suyun tamamını yılın dokuz ayı boyunca sağlayabilir.

Güneş enerjisi, deniz suyundan içme suyu elde etmede kullanılabilir. Bu sistemlerde deniz suyu, güneş ısısını soğurması için siyaha boyanan haznenelere boşaltılır. En üst kısma eğilimli cam levhalar yerleştirilir. Güneş ısısı suyu buharlaştırır; buhar, tuzu haznenin içinde bırakarak camda yoğuşur. Tatlı su, cam levhalardan oluklara damlar ve oradan da borularla aktarılarak kullanılır hale gelir.

Güneş enerjisi “enerji olukları” adı verilen sistemlerde kullanılır. Enerji olukları eğimli aynalar kullanılıp güneş ışığını ince çelik borulara yansıtarak içlerindeki sıvının sıcaklığını 390 dereye kadar çıkarır. Sonrasında sıvı, borularla ısı dönüştürücüye aktarılır. Isı dönüştürücü suyu buharlaştırır, buhar da türbinleri döndürür.

Güneş fırını adı verilen sistemlerde hareketli ayna kümeleri, ışığını eğimli büyük bir aynaya yansıtır. Büyük ayna, güneş ışınlarının tamamını sıvıyla dolu bir yansıtıcıya odaklar. Sıvı, konteynerlere pompalanır ve elektriğe gereksinim duyulduğunda ısı dönüştürücüye aktarılır. Isı, suyu ısıtır, türbinleri döndürecek olan buharı üretir.

Anlattığımız sistemlerin çoğunda güneş enerjisi, suyu buharlaştırıp türbinleri çevirmede kullanılmıştır.

Güneş pilleri adı veriel nsistemlerde güneş enerjisi, doğrudan elektrik enerjisine dönüştürülmektedir. Özel kimyasallarla kaplı çok küçük silikon parçalarından yapılan modern piller, üzerlerine yansıyan güneş ışığının büyük bir kısmını elektriğe dönüştürebilir.
güneş paneli
Güneş pilleri hesap makineleri, saatler, sokak aydınlatmalarında yaygın olarak kullanılır.

35 MW kapasiteli bir güneş çiftliğinde, 100 binden fazla güneş paneli vardır ve 20 bin evin elektrik ihtiyacını karşılayabilir.

Günümüzde enerji ihtiyacımızın büyük bölümü fosil yakıtlardan karşılanmaktadır. Fosil yakıtların yakılmasıyla atmosfere salınan gazlar, doğal yaşamı olumsuz etkilemektedir. Bu urum insanları yeni enerji kaynaklarını araştırmaya itmiştir. Güneş enerjisi, çevreyi kirletmeyen temiz enerjidir. Fosil yakıt kaynakları tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olmasına rağmen güneş enerjisinin, milyarlarca yıl tükenmeyeceği düşnülmektedir.

Günümüzde, dünya enerji ihtiyacının %0.1’i güneş enerjisiyle karşılanmaktadır. Uzmanlara göre 2040 yılına gelindiğinde bu oran %16’ya kadar yükselebilir.

Güneş enerjisinin tercih edilme nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Yenilenebilir bir enerjidir.
  • Çevreyi kirletmez, küresel ısınmaya neden olmaz.
  • Gürültü çıkarmaz
  • Mekandan bağımsız olarak her yerde üretilebilir.
  • Binalarda kullanımı ucuz ve verimlidir.

İstek ve ihtiyaçlarımızın karşılanması sürecinde elektrik, su, yakıt, gibi pek çok çeşitli doğal kaynak tüketilir. Dünya nüfusunun 7 milyarın üzerinde olduğu düşünülürse insanların istek ve ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için doğal kaynaklar yeterli değildir.

Ne kadar tükettiğimizi ve tükettiklerimizin nelere yol açtığını bilmek, bilinçli tüketim alışkanlıkları edinmemizi ve tüketim konusunda bilinçli davranmamızı sağlar. Dünyadaki insanların gereksinimleri genel olarak hesaplandığında, ihtiyaçları karşılamak için 1 tam ve 3’te biri kadar fazlası dünya gereklidir. Ancak tek bir dünya olduğu için tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi zorunludur.

Bu durum kaynakların sürdürülebilir kullanılmasını zorunlu kılmıştır. Kaynakların sürdürülebilir kullanılmasının en önemli yollarından birisi de geri dönüşüm faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasıdır.

Geri dönüşümün farkına varan ülke ve üreticiler, kaynak israfını önlemek ve ortaya çıkabilecek enerji krizleri ile baş edebilmek için atıkların geri dönüştürülmesi ve tekrar kullanılması için çeşitli yöntemler aramış ve geliştirmişlerdir.

Demir, çelik, bakır, kurşun, kağıt, plastik, kauçuk, cam, elektronik atıklar gibi maddelerin geri dönüşüm tesilerinde işlenmesi ve tekrar kullanılması, doğal kaynakların tükenmesini önler. Bu durum ülkelerin ihtiyaçlarını karşıyalabilmek için ithal edilen hurda malzemeye ödenen döviz miktarını azaltır, kullanılan enerjiden büyük ölçüde tasarruf sağlar.

Alüminyumun geri kazanılmasıyla;

Enerji tüketiminde %95, hava kirliğinde %90, su kirliliğinde %97 azalma gerçekleşir. On adet alüminyum içecek kutusu geri kazanıldığında, bir lambanın 35 saatte ya da bir televizyonun 30 saatte harcadığı elektrik enerjisi korunmuş olur.

geri dönüşüm

Atık kağıtlardan yeniden kağıt üretilebilir

Kullanılmış kağıdın tekrar kağıt imalatında kullanılmasıyla;

Hava kirliliği %74-94, su kirliliği %35, su kullanımı %45 azaltılır. Bir ton atık kağıdın, kağıt hamuruna katılmasıyla 8 ağacın kesilmesi önlenebilir.

Camın geri dönüştürülmesiyle;

Enerji tüketiminde %25, hava kirliliğinde %20, maden atığında %80, su tüketiminde %50 azalma gerçekleşir. Kum, soda ve kireç gibi doğal kaynaklar korunur.

Atık maddelerin toplanarak geri dönüştürülmesi sayesinde ülkemizde binlerce kişiye istihdam sağlanmaktadır. Örneğin olta balıkçılarının sahillerde her yıl binlerce kurşunu denize bıraktığı değişmez bir gerçektir. Birçok dalgıç bu kurşunları denizlerden toplayarak hem kendilerine hemde ülke ekonomisine katkı sağladıkları gibi, çevrenin korunmasına da büyük katkı sağlamaktadırlar.

Dünyadaki su kaynaklarının çok az bir kısmı içilebilir tatlı su kaynaklarıdır. Bu nedenle su kaynaklarımızı çok dikkatli kullanmalı, suyu israf etmemeliyiz.

Gelişen teknoloji ile birlikte üretilen ürün miktarı atmış, üretimle oluşan atık maddeler hava, toprak, ve suda kirliliğe neden olmuştur. Bu durum içtiğimiz suların arıtılması ihtiyacını doğurmuştur.

Kentlerin ve kasabaların suyu göllerden, ırmaklardan ve barajlardan elde edilir. Su, kullanılacak duruma gelmeden önce su arıtma tesislerinde temizlenir. Bu temizleme işlemi, aşamalı olarak gerçekleştirilir.

  1. Su öncelikle süzülerek büyük parçalardan kurtulur.
  2. Ardından çökeltme işlemiyle, suda asılı kalan maddelerin dibe çökmesi sağlanır.
  3. Sonrasında su, kum ve çakıl süzgeçten geçirilir.
  4. Son olarak mikroplardan arındırılması için klorlama işlemi yapılır.
  5. Ardında su şehir şebekesine pompalanarak evlerimize ulaşır.
atık su

Atık sular doğal çevrenin yok olmasına neden olurlar.

Yer altı suları, kirliliğin söz konusu olmadığı durumlarda çoğunlukla temiz olur. Doğanın milyonlarca yıldır suyu arıtmak için kendine özgü yöntemleri vardır. Kaya ve toprak katmanları, süzgeç gibi davranarak birçok yabancı madde ve bakteriyi tutar.

Sudaki canlılık etkinlikleri sayesinde oluşan oksijen de ölmüş canlıların parçalanmasını sağladığından suyun temiz kalmasında rol oynar. Suyun içindeki kimyasal maddeler, su yosunları tarafından tutulur ve su yumuşatılır.

Suların kirlenmesinin nedenlerini şurada bulabilirsiniz.
Su kirliliğinin nedenleri

Enerjisi bitmiş pilleri doğaya bilinçsizce attığımızda çevre ve insan üzerinde büyük etkileri olacağını asla düşünemeyiz. Pillerin yapısında yer alan zararlı maddeler doğaya zarar verdiği gibi aynı zamanda insan hayatını da etkilemektedir.

Pilin yapısını oluşturan civa, kurşun, lityum, demir, nikel gibi bir çok kimyasal madde doğaya karışır. Pillerin bu kadar element içerdiğini bilmeyen bizler ise doğrudan çöpe atarak toprağa karışmasına neden oluruz. Yapısındaki metaller toprak nedeniyle yer altı sularına, temel besin gıdalarına ve oradan da insan vücuduna ulaşmaktadır. Kısacası doğaya atılan her pil ekosistemin tümüne etki etmektedir.

Atık piller nedeniyle insan vücudunda meydana gelen hastalıkların en bilindikleri nörolojik bozukluklar ve merkezi sistem hastalıklarıdır. Bunun yanı sıra kansere neden olduğu bilinmektedir.

Toprağa karışan her pil dolayısıyla toprak zehirlenmekte ve verimi düşmektedir. Bölgede var olan bitki örtüsünün tamamen değiştiği ve yok olmaya yüz tuttuğu görülmektedir.

atık pil

Atık pillerin geri dönüşüme katılarak çevre ve insan üzerindeki etkilerini azaltabiliriz.

Neyse ki son yıllarda yapılan toplumsal bilinçlendirmeler ile atık pillerin toplanarak geri dönüşüme katılması hedeflenmiştir. Okullarda düzenlenen kampanyalar ile pil toplanmaktadır. Ayrıca belediyeler bu kampanyaya destek vermek adına çeşitli yerlere atık pil kutusu gibi nesneler yerleştirmiştir.

Bizler doğamızı korumak ve bu katliama engel olmak adına bu konuda hassasiyet göstermeliyiz.

Elektrik enerjisinin keşfi biz insanlık için büyük bir nimettir. Bizler elektrikten yararlanarak bir çok aydınlatma aracını hayatımızda kullanmaktayız. Bizlere her zaman ve her yerde görme imkanı sağlayan aydınlatma araçlarının bir çoğu günümüzde elektrik enerjisi ile çalışmaktadır.

Peki elektrik yokken insanlar hangi aydınlatma araçlarını kullanıyorlardı?

Eski çağlarda yaşayan insanlar elektrik gibi sürekli bir enerji kaynağına sahip olamadıkları için kısıtlı imkanlarla elde ettikleri aydınlatma araçlarını kullandılar. İlk çağlarda insanlar meşale ve ateş çeşitlerinden yararlandılar.

eski çağlar

İlerleyen dönemlerde insanoğlu mum ve benzeri araçları keşfetti. Ancak bu da uzun süreli bir aydınlık sağlamıyordu. Geçen zamanla birlikte gaz yağından yaptıkları lambalar ile uzunca bir süre kendi sorunlarını çözdüler.

William Gilbert 16. yüzyıl sonlarında elektrik enerjisini keşfetti. Ancak evlerde ve sanayide kullanılması 19. yüzyıl ortalarında başladı.

İlerleyen dönemlerde insanoğlu mum ve benzeri araçları keşfetti. Ancak bu da uzun süreli bir aydınlık sağlamıyordu. Geçen zamanla birlikte gaz yağından yaptıkları lambalar ile uzunca bir süre kendi sorunlarını çözdüler.

William Gilbert 16. yüzyıl sonlarında elektrik enerjisini keşfetti. Ancak evlerde ve sanayide kullanılması 19. yüzyıl ortalarında başladı.

Hayatımızda kullandığımız maddelerin bir çoğu karışımlardan oluşur. Bu maddeler içerisinde çeşitli elementler ve metaller yer alır. Karışımların ayrılarak yeniden kullanılabilir olması hem doğamız hemde ülke ekonomisi bakımından oldukça önemlidir.

Dünya üzerinde yer alan kaynakların büyük bir bölümü yenilenebilir kaynaklar olsa da zamanla tükenecek kaynaklarımızda vardır. Bu nedenle maddelerin ayrıştırılarak geri dönüşüm tesislerinde işlenmesi ve yeniden kullanılması gerekir.

Sahip olduğumuz kaynakları etkili bir şekilde kullanmak adına en güzel çözüm geri dönüşümdür.

Sahip olduğumuz dünyayı bu şekilde korumamız mümkündür. Bu maddelerin ayrıştırılması ve işlenmesinin ardından yeniden karışımlar oluşturup kullanabiliriz. Böyle bir imkana sahip olduğumuz için çok şanslıyız.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Sahip olduğumuz dünyayı bu şekilde korumamız mümkündür. Bu maddelerin ayrıştırılması ve işlenmesinin ardından yeniden karışımlar oluşturup kullanabiliriz. Böyle bir imkana sahip olduğumuz için çok şanslıyız.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Hayatımızın bir çok alanında ısı alış verişi gözlemleyebiliriz. Günlük yaşamımızın bazı alanlarında farkında olmasak bile bizler ısı alış verişine tanık oluruz. Örnekler vermek gerekirse bunların başında buzdolabına koyduğumuz yiyecekler gelir.

Normalde bir ısısı olan besinler buz dolabına konulduğunda kendi ısılarını dolaptaki ortama vererek, ortamda yer alan soğuk havayı kendi bünyelerine alırlar. Böylece ısı alış verişi gerçekleşir.

Başka bir örnek ise buzluktan çıkardığımız bir balığın ortamdaki ısıdan yararlanarak çözünmesidir. Hayatımızda bu gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Isı alış verişi olması için iki maddenin olması gerekir ve bu maddelerin birbirinden farklı ısılara sahip olmaları gerekir.

Maddelerle örnekler;

  1. Soğuk suya sıcak su eklenmesi
  2. Buzdolabına konulan bir cismin soğuması
  3. Elimizi sıcak bir nesneye dokundurduğumuzda yanması
  4. Ocakta pişirdiğimiz yemekler

bunun gibi örnekler verilebilir.