insanların çevrede neden olduğu kirlilikleri düşündüğünüzde sizi en çok rahatsız eden nedir?

İnsan doğası gereği bir tüketicidir. Bu nedenle istemeden olsa da çevre kirliliğine neden olmaktadır. Dünyamızda 7 milyar insanın yaşadığını düşünecek olursak her gün milyonlarca ton çöp ortaya çıkmaktadır.

Birçok insan çevrenin önemini kavrayamadığı için bu çöplerin büyük bir bölümü geri dönüşüme uğramadan doğaya atılmaktadır. Hal böyle olunca dünyamız hızla kirlenmektedir.

Çevremizdeki insanların da zaman zaman bu tür kirliliklere neden olduğunu görmekteyiz. Benim çevremdeki insanların neden olduğu kirlilikleri düşündüğüm zaman, en çok rahatsız olduğum durum sokaklara çöp atılmasıdır. Tüketen bir canlı olan insan almış olduğu ürünleri kullandığında ambalajlarını yerlere atabilir. Sokaklarda en çok karşılaştığımız sorun ise sigara içen kişilerin izmaritlerini yerlere atmasıdır.

Rahatsız olduğum diğer bir konu ise piknik alanlarının korunmamasıdır. Ne zaman pikniğe gitmiş olsam bu alanlarda çevreye saçılmış insan artıklarını görmekteyiz. Oysa burası bizlerin ve doğadaki diğer canlıların ortak kullanım alanlarıdır.

Onların ve benim dünyamı diğer insanların kirletmeye hiçbir hakkı yoktur.

Evlerimizde çeşitli kazalar ve tehlikeler ne yazık ki her zaman vardır. Bu kötü durumlardan korunmak ve en aza indirmek için çeşitli güvenlik önlemleri alabiliriz. Özellikle çocuklar için evler bir çok tehlike unsuru barındırır.

Evlerimizde bulunan ateş, elektrik gibi kaynaklar çocukların müdahalesi ile yangınlara veya yaralanmalara neden olmaktadır. Bu sorunlardan korunmak için elektrik prizlerinin kapaklı ve yerden yüksek olmasına dikkat etmek, ateş kaynakları olan çakmak, kibrit gibi yakıcı maddeleri saklamak alınabilecek önlemlerden bazılarıdır.

Kullandığımız mobilyalar ve ahşap sehpalar üzerinde sivri köşeler yer almaktadır. Çocukların koşuşturmaları sırasında düşerek buralara kendilerini çarpmaları bir çok yaralanmaya neden olmuştur. Bu köşelere özel olarak satılan köşebentler kullanılarak tehlikeler en aza indirilebilir.

Annelerimizin temizlik için kullanmış olduğu kimyasallar nedeniyle birçok kaza meydana gelmiştir. Küçük çocuklar bunları merak edip oynamış, hatta kimileri içerek sağlık sorunlarına neden olmuştur. Bu konuda annelerin dikkatli olması gerekir. Kimyasal maddeleri özel dolaplarda ve yüksek yerlerde saklamaları gerekir.

Tüm bu tehlikelerin yanında mutfakta yer alan kesici ve delici aletler çocuklar için büyük tehdittir. Bilinçli aile bireyleri bu tip aletleri çocukların görmeyeceği ve erişemeyeceği noktalara koymalıdırlar.

Alınması gereken en önemli önlem ise çocuklarımıza tüm tehlikeleri anlatmak ve bunlardan uzak durması gerektiğini öğretmektir. Böylece oluşabilecek her kazadan kendimizi ve onları koruyabiliriz.

Okulların yarı yıl tatiline girmesi ile tüm çocuklar 2 haftalık bir tatil sürecine girdi. Kimileri eğlenerek, kimileri büyüklerini ziyaret ederek tatilini değerlendirdi. Birçok derste yardımcı olduğumuz öğrenciler dersleriyle neredeyse ilişiğini kestiler.

Yıllardır değişmeyen bir kural var ki o da son güne yapılacak dersleri bırakmaktır. Kendi öğrenciliğimden biliyorum. Bende 15 tatilimi sürekli güzel vakit geçirmek için planlardım. Dolayısıyla derslerimi yapmayıp okullar açılmadan bir ya da iki gün önce derslerime asılırdım.

Günlerdir sitemize uğramayan öğrenci arkadaşlarımın bu gece itibari ile akın ettiğini görmek gerçekten çok eğlenceli. Demek ki öğrenciler hiçbir zaman değişmiyor ve büyük bir bölümü son ana kadar bekliyor. Diliyorum ki sınavlarınız için böyle bir hata yapmazsınız.

İlerleyen öğrencilik yıllarımda 15 tatilimin ilk günlerinde tüm ödevlerimi yapıp daha sonra tatili değerlendirmek fikri bana cazip geldi ve öyle de yaptım. Umarım siz de böyle bir karar verirsiniz. 2. dönemin size iyi bir eğitim sezonu getirmesini dilerim.

Saygılarımla

Site Editörü Ceyda

Evimizde yer alan teknolojik ürünler bazen ses kirliliğine neden olmaktadır. Bunu engellemek ve daha huzurlu bir evde yaşamak için yapmamız gerekenler oldukça basittir. Bu araçların ses kirliliği oluşturmasını engellemek için onları yeterli seviyedeki ses ile kullanmamız gerekir.

Teknolojik araçları hepimiz aynı anda kullandığımızda bu gürültü tüm evi kaplar. Örneğin genç bir kardeşimiz yüksek sesle müzik dinlerken, annemiz evi süpürmeyi düşünürse ve bu sırada babamız maç izlemeye kalkarsa akıl almaz bir ses kirliliği oluşur.

Yapılması gerekenler ise şunlardır;

  • Evde televizyonu ve müzik çaları duyabileceğimiz seviyede açmalıyız.
  • Ses kirliliğine neden olacak gürültüler yapmamalıyız.
  • Bozuk bir teknolojik aracımız varsa ve ses kirliliğine neden oluyorsa tamir ettirmeliyiz.
  • Gürültünün bizi ve evdeki diğer bireyleri rahatsız ettiği gibi, komşularımızıda rahatsız edebileceğini unutmamalıyız.

Bu gibi önlemleri aldığımız zaman evlerimizde meydana gelebilecek ses kirliliğini engelleyebiliriz.

Sürekli yer değiştiren bir varlık olan insan ulaşım hizmetlerinden her zaman yararlanmaktadır. Günümüzde neredeyse insan nüfusuna yakın sayıda taşıt bulunmaktadır. Bu taşıtların bir çoğu hususi otomobil bir kısmı ise ticari araçlardır. Bu kadar çok aracın olduğu bir dünyada ister istemez trafik ve çevre sorunları meydana gelmektedir.

O kadar çok araç var ki trafikte özellikle akşam saatlerinde, iş çıkışlarında veya sabah işe gidilirken büyük sıkıntılar çekilmekte. Ancak bu araçlara baktığımızda hep birer ikişer kişinin yolculuk ettiğini görürüz. Oysa ki bu kişiler ulaşımda toplu taşıma araçlarını kullansa trafikten bir çok araç eksilebilir. Yada aynı noktaya gidecek kişiler tek bir otomobil kullansa yine iyi bir çözüm sağlanabilir.

Ekonomik olarak gelişen ve zenginleşen bir ülkede yaşıyor olmalıyız ki herkesin hususi bir aracı var. Hatta bazı evlerde bir kaç otomobil olduğunu görüyoruz. Elbette ki teknolojiden ve ulaşımdaki kolaylıklardan yararlanmalıyız fakat farkında olmadan çevremizi kirletiyoruz. Trafikte bulunan her aracın egzozundan çıkan gazlar atmosfere karışarak doğaya zarar veriyor.
toplu taşıma
Bu gazlar zamanla bulutlarda birikerek küresel ısınmaya neden oluyor. Küresel ısınma nedeniyle doğamızda birçok afet görülmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalara göre küresel ısınmanın en temel kaynaklarından birisi sanayi, bir diğeri de otomobiller.

Konumuza dönecek olursak atmosferde biriken egzoz gazları yağmur damlaları ile birlikte zehir olarak çevremize yağıyor. Dünyadaki yeşil alanların her geçen gün azaldığını hepimiz biliyoruz. Bunun en temel nedeni ise biz insanlarız. Bu nedenle toplu taşıma araçlarını tercih ederek bu yok olmayı büyük ölçüde engelleyebiliriz.

Ülke ekonomisi açısında değerlendirecek olursak toplu taşıma araçlarının önemi bir kat daha artmaktadır. Enerji bakımından dışa bağımlı bir ülke olduğumuz için petrol ürünleri diğer ülkelerden almaktayız. Trafikte bulunan milyonlarca otomobil bu petroller ile çalışmaktadır. Bu nedenle ülkemiz dış ülkelere büyük miktarlarda ödeme yapmaktadır.

Ekonomik olarak büyük kayıplar yaşamamızın nedeni trafikte birçok aracın bulunmasıdır. Oysa ki gideceğimiz yere toplu taşıma araçları ile gitsek binlerce araç trafikten eksilir ve böylece yakıt tüketimi azalır. Bir araç ile yüzlerce kişi yolculuk edebilir. Örneğin İstanbulda metrobüslerde yolculuk eden herkesin otomobil ile işe gittiğini düşünürseniz trafiğe ne kadar çok araç katılacağını tahmin edebiliriz.

Toplu taşıma araçlarından faydalanmamak ve onları kullanmamak bizler için büyük bir kayıptır. Hem kendi bütçemize hemde ülke ekonomisine zararlıdır.

Sonuç olarak toplu taşıma araçlarından şu nedenlerle faydalanmamız gerekir;

  • Gelecek nesillere yaşanabilir temiz bir dünya bırakmak ve çevremizi korumak için
  • Hususi araçlarda harcadığımız yakıtın dış ülkelerden alındığını bilerek ülke ekonomimizi ve kendi bütçemizi korumak için
  • Trafikteki araç sayısının azalması ve daha çabuk ulaşım için toplu taşıma araçlarını kullanmamız gerekir.

Ben okuduğum okulda eğitsel kulüpler içinde satranç kulübü ve Çevre Koruma kulübüne katılıyorum. Bu kulüplerin düzenlediği organizasyon ve faaliyetlerde etkin bir şekilde rol alıyorum. Satranç ve çevre koruma kulüplerine üye olmamın ve faaliyetlerine katılmamın iki nedeni var. Bunlara değinecek olursak;

-Satranç her zaman ilgimi çekmiştir. Zeki ve asil insanların oynadığı bir oyun olarak düşünsemde oyunu öğrendiğimde geleceği hesaplayabilen ve düşünce zenginliğine sahip kişilerin bu oyunu oynayabileceğini gördüm. Düşünmek, hamle yapmak ve karşındaki rakibin hamlelerini analiz etmek benim çok hoşuma gidiyor. Bu nedenle bu kulüpte görev alıyorum.

-Çevre koruma kulübünde ise doğayı ve çevreyi çok sevdiğim için üyeyim. Çevremizde yeşil alanların olması ve doğanın kirlenmesine karşı koymak için küçükte olsa çalışmalar yapmaktayız. Okulumuzun bahçesinde yetiştirdiğimiz çiçekler ve çevreye astığımız uyarıcı levhalar ile çalışmalarımızı yürütüyoruz. Doğa ve çevreyi çok seviyorum bu nedenle kulüplere üyeyim.

Okulumuzda yer alan diğer kulüpler ise şunlar;

Yeşilay Kulübü
Spor Kulübü
İzcilik Kulübü
Demokrasi, İnsan Hakları ve Yurttaşlık Kulübü
Trafik Güvenliği ve İlk Yardım Kulübü
Yayın ve İletişim Kulübü
Folklor Kulübü
Kütüphanecilik Kulübü
Gezi, Tanıtma ve Turizm Kulübü
Satranç Kulübü
Sağlık, Temizlik, Beslenme ve Kızılay
Kulübü
Fotoğrafçılık Kulübü
Çocuk Hakları Kulübü
Bilinçli Tüketici Kulübü
Yeşili Koruma Kulübü
Resim Kulübü
Tiyatro Kulübü
Sivil Savunma Kulübü
Çevre Koruma Kulübü
Hayvanları Koruma Kulübü
Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Kulübü

İnsan toplum içinde yeri olan ve toplumsal yaşamın bir parçası olan önemli bir unsurdur. Hayatımızda toplumsal yaşamı düzenleyen ve uyumlu bir işleyiş halinde yaşamamızı sağlayan yasalar yer almaktadır. Bu yasalar her birey için geçerli olup bir arada yaşamamız için oldukça önemlidir.

Şimdi aşağıda ekli olan gazete haberini inceleyerek 5N1K etkiliğini yapacağız. Bu haberde iki köy arasındaki içme suyu probleminin uzlaşı ile çözülmesine yönelik atılan adımları göreceğiz.

toplumsal haber

Toplumsal yaşamı düzenleyen yasaların çözüm sağlaması ile ilgili haber

Ne?

İki köy arasındaki su kaynağının paylaşılamaması sorunu.

Nerede?

Afyonkarahisardaki Basmakçı ilçesine bağlı Çığrı ve Yaka köyleri.

Ne Zaman?

24 Ocak 2015 Cumartesi günü.

Nasıl?

İki köy arasında uzlaşma sağlanmış ve imzalanan protokolle su kaynağının köyler arasında eşit olarak paylaşılması kararlaştırılmıştır. Protokolün imzalanmasında birçok devlet kuruluşu bulunmuştur.

Neden?

Su kaynakları canlılar için hayati öneme sahiptir. Bu nedenle bu kaynaklar tüm toplumun ortak değerleridir. Sonuç olarak herkesin kaynaktan faydalanması sağlanmıştır.

Kim?

Vali Vali Hakan Yusuf Güner su sorununun çözümüne yönelik girişimlerde bulunmuş sonuç olarak her iki köyünde ortak noktası bulunmuştur.

Hepimizin yaratıcısı ve sahibi olan Allah yarattığı tüm varlıkları severek ve özenerek yaratmıştır. Doğamızda, çevremizde gördüğünüz her canlının eşsiz bir güzelliği, özelliği bulunmaktadır. Rabbimiz bütün canlılara farklı özellikleri verdiği gibi türlerinde olmasını sağlamıştır.

Örnek vermek gerekirse biz insanlar hepimiz el, kol, ayak gibi uzuvlara sahibiz. Ama hepimizin farklı olan ten rengi, saç rengi, parmak izi, DNA yapısı gibi ayrılan noktaları var. Tüm bu özellikleri geçelim neden hepimizin duyguları ve hisleri farklı?

İşte bu sorunun cevabını kimse veremez. Bizim dünyaya geliş amacımız nefsimiz ile mücadele edip Allah’a ibadet etmektir. Allah’ın bizim ibadetimize, bizim gibi basit bir insanın duasına ihtiyacı var mı?

Elbette ki yoktur. İsteseydi bize nefsi vermez hepimizi tek tip yaratabilirdi. Ama o her birimizi çok sever ve hepimizi farklı yaratmıştır.

Konuda ki resimlere baktığımıza ise hiçbir kimsenin bu kadar güzel bir canlıyı hayal bile edemeyeceğini hepimiz biliriz. Rengarenk meyveler, sevgiyle evladına bağlanmış bir anne, o kuşu diğerlerinden ayıran eşsiz gagası, ve yelesiyle görkemli at.

Bunların tümü Allah’ın yarattıklarını sevdiğine dair örneklerdir.

Yaşadığımız gezegen geçmişte yaşayan insanlardan bize kalan bir miras olduğu gibi bizimde gelecek nesillere bırakacağımız bir anıttır. Bu nedenle dünyamızı koruyup güzelleştirmek için elimizden gelen her şeyi yapmamız gerekir. Çünkü dünya tüm insanların ortak mirasıdır. Geçmişten geleceğe kadar tüm canlılar bu gezegende yaşamış ve yaşayacaktır.

Ortak paylaşım alanımız olan dünyayı bizlerin çocuklarına hatta torunlarımıza temiz bir şekilde bırakmamız gerekir. Bizler kendimizi bir emanetçi olarak görmeli en iyi şekilde bu emaneti sahiplerine yani gelecek nesillere teslim etmeliyiz.

Yaptığımız hatalar nedeniyle geleceğin dünyasını yok etmeye hiç birimizin hakkı yoktur.

Dünya’yı daha iyi hâle getirmek için size düşen görevler nelerdir?

Yukarıdaki metinden de okuduğunuz gibi bizler gelecek nesillere ait dünyanın emanetçisiyiz. Bu nedenle dünyamızı en güzel hale getirmek için bazı görevlerimiz var. Bunlar ise dünyayı korumak ve güzelleştirmek ile ilgilidir.

  • Meydana gelebilecek doğa kirliliğinin önüne geçmek
  • Çevre kirliliğini önleyecek önlemler almak
  • Küresel ısınmaya neden olan faaliyetleri durdurmak
  • Hayvanların yaşam alanlarına müdahale etmemek

Eğer bu dediklerimizi yaparsak dünyayı yaşanabilir bir hale getirebiliriz.

Günlük yaşamımızda birçok iletişim aracını kullanırız. Çünkü artık iletişim araçlarına ulaşmak çok kolay. Her bireyin kendine ait bir iletişim aracının olduğu dünyada bunları kullanmamak artık kaçınılmaz. Ben hayatımda en sık olarak telefon ve bilgisayarı kullanmaktayım.

Kendime ait bir cep telefonum var ve arkadaşlarımla iletişim kurmak için genellikle bunu tercih ediyorum. Zaman zaman ise derslerime yardımcı olması için bilgisayarı kullanırım. Bu arada internet sayesinde bilgisayar üzerinden arkadaşlarımla iletişim kurarım.

Ara sıra kullandığım iletişim araçları ise şunlardır;

Mektup
Posta Kartı

Bunları da bayramlarda ve önemli günlerde arkadaşlarıma sürpriz yapmak için kullanırım.